Metin Celâl

 

Metin Celal

 

(Türkiye)

 

 

 

KONFORMIST

 

sanki her şey önceden yaşanmıştı

daha geçmeden biliyorduk bu yolları

söylenecek tüm sözler zaten yazılmıştı

soğuyan cesetlerimiz mutsuz olacaktı

 

küçük hayat parçaları ve önemsiz ayrıntılar

bilgimiz dahilindeydi

ama hiçbir şeyi değiştiremezdik

bu hayat böyle bitecekti

 

her kâbus sonrası, sakinleşmeyi beklerken

tek bir cümle vardı sarılacağımız

« Ateş yiyen çocuklar

yirmisine varmadan ölürler »

 

 

Haziran 1990

 

 

 

135, UYANDIRMA SERVİSİ

 

uzun yola çıkarcasına yaşadım

ölüme hazırlandım, yarı yoldan döndüm

sarıldım uyumun baştan çıkarıcılığına

sorular sorulduğuyla kaldı

 

küf kokusu işlemişti çoktan içime

söylenecek sözü kalmayanların

uygar ve kişiliksiz haliyle

duvarlar terledi, nem çürüttü taşı

 

sesinize sarıldım, o yanlışlığa

tiner kokladım, dedim

eridi beynim, küçülüp yok oldu

boyun eğdim kurallara ödüllendirildim

 

bastırdıkça yok olan, yok oldukça hatırlanan

her günün değişmeyen yapısıyla

aramızda dolaşan suskun gerginlik

bir çocuk yakaladı ellerinde

 

yaşlılar ve çocuklar kadar acımasız

“anfetamin”e bıraktığım hatalarımı gösterip

düşeceksen kendinin ortasına düş dedin

gidiverdin

 

 

 

hayat bağları

 

isimlerin tedavülden kaltığı yere gidiyorduk

geçmişten ve şimdiki zamandan herkesle

yetersiz kalınan durumlarda

gerçeği biraz süsleriz diye

 

hissedilmişti birbirimize yakınlığımız

bir sümbül boy vermişti

ölüleri anma gününde

kimi arayacağımızı

biliyorduk

 

alışkanlıklarımızdı bizi gemleyen

günlük ilişkiler, alış verişler

susmalıydık sorulduğunda

bizim olmayan hayatımızdan söz edemezdik

 

soğumaya terk edilmişti anılar

resimlerde bile ayırmışlardı bizi

paylaşamazdık mutlu anlarınızı

anlatılacak dertlerde vardı

her zaman orada ve dinlenmeye hazır

 

 

Temmuz 1991

 

 

 

Benjamin’in çantası kimde kaldı?

 

o zamanlar hakikat sözcüğü gündemdeydi

ciddi ve ağırbaşlı olmayı yeğlerdik

hiç görmemişlerdi bizi gülerken

adlarıyla menkul insanlardandık

 

o zamanlar türkçe konuşulurdu

bilmezdik nasıl bir taşrayı yaşadığımızı

arkası yarın’lardı düşlerin mekânı

şehlaydı kızlarımız, on yedisinde çocuk sahibi

biterdi hayatlarıyla tek bir cümle etmeden

 

o zamanlar dindar olmak modaydı

yemek duası eksik olmazdı sofralardan

bordrolara imza atılırdı, sabah dokuz akşam beş

günyüzüne çıkmamamış karılarımız

rakı içilirdi radyoda fasıl dinlerken

 

o zamanlar hayatı önemsemenin acısıyla yaşardık

kimliğimizden henüz koparılmamıştık vesikalık

savaş artığıydık, tıbbiyeden terktik

simamıza aşina birine ratlanmamıştı

en son kadın kılığında görmüşlerdi bizi

 

 

Ocak 1991

 

 

© Metin Celal

 

 

 

 

 

 

 

 

____________________________________________

 

Metin Celâl

1961’de Ankara’da  doğdu. ODTÜ Petrol Mühendisliği Bölümü’nde ve İstanbul Üniversitesi  Basın Yayın Yüksek Okulu’nda öğrenim gördü. Çeşitli yayınevlerinde ve dergilerde redaktörlük ve yazı işleri müdürlüğü yaptı.  İmge/Ayrım (1984), Yeryüzü Konukları (1984) Poetika (1985), Fanatik (1989) ve Sombahar (1990-1996) şiir ve edebiyat dergilerinin yazı kurullarında yer aldı. Özgür Edebiyat dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı (2007-2013). Halen Parantez Yayınları’nın yöneticisidir.

Eserleri:
Şiir: Adım Ölüm (1986), Kendi Kendini Tatmin (1989), Konformist (1993), Küçük Hayat Bağları (1999), Herkes Kendine Yabancı (Toplu Şiirler, 1999, 2011)

Roman: Ne Güzel Çocuklardık Biz (Roman, 2000), Gitmek Zamanı (2003), Seni Sevdiğimi Biliyorsun (2005), Fazladan Bir Hayat (2010).

Eleştiri: Yeni Türk Şiiri (1999), Şiir Ustalardan Öğrenilir (2007)

 

 

 

Articles similaires

Tags

Partager