Alexandru Potcoavă

 

 

(Romanya)

 

 

 
Petre Stoica*
 

Kafatasımın kalasını hissediyorum

Eski bir evin çatısının ağırlığı altında

Ölü güvercinlerin

Yıllarca sıra sıra birikmiş pislikleri

Çöküyor odaların kirişlerine

Kimsenin umurunda olmayan

Hava alan kemikleri daha da kanatlandıkça

 

Nasıl da hissediyorum içimdeki akciğerleri

Serbest kalan iki mor kanadı gibi meleğin

Sigara dumanını içlerine çektiğimde

Kanatlanıyor birbiri ardına meleği

Fark etmeden bir koltuğa oturuyorum

Ölüm bana bakıyor hissediyorum

 

*Romen şair ve çevirmen

 

 

 
lanyi
 

seni boynunda bir pusulayla isonzoya gönderdiler

yakanda askeri öğrencinin yıldızcıkları ve şaşkın bakışı

muhtemelen seni de böyle gömdüler

yıldızlı rütbeler ve şaşırmış bir pusulayla birlikte

stanjel’deki kuk mezarlığına

annen mezarlığın için bir resim seçti

uzanamadığı o yere

ve görkemliydi  mezarlık

yazıtlardaki  yüzlerce haçın hakimiyeti

en iyi şekilde-vatana minnettarlık*

ne kadar da ağırbaşlı ve tazeliğine kireç kesmiş ve geri dönülmez

 

evin bir kenarına fırlattığın gazetenin arka sayfalarının

bir köşesinde haber edilen Saraybosna’dan karanlık bir suikast

ve annen not etti mart 1921’in maliyetlerini

romen leyiyle hayat devam etti yine

stanjel Yugoslavya’ya daydı

şimdi ise Slovenya’da

mezarlıklarınız yeşil kırlara dönüştü

hükmün tek anıtına

en iyi olacak şekilde-kendini tekrar tanıyan ülke

ayakları üstünde duruyor

gözlerimle onu görüyorum

ve sana söylüyorum

var olmayan bir ülkeyi

senin hatırana taşınacak

bir yabancı olarak

 

 

 
bunaru
 

îţi găsesc oricând

şi cu ochii închişi

ultimele bufniţe rămase

în oraş puţinele giruete

încă vii – sigur

îmi amintesc copilăria de

lângă depoul de tramvaie

ţiganii din fabric ce m-au

aruncat în bega să-nvăţ să

înot sau să mă înec

bătăuşii din cartier cu care-am

boxat până mi-am rupt nasul

şi-am auzit de prevert

prietenii ce ne strângeam prin

birturi să ne scriem poeziile

şi-n cimitire sau subsoluri

să le citim cu voce tare

doar între noi

îi văd pe toţi ca atunci

între timp au închis ochii

şi m-au găsit pe mine

urma să scape umbra

 

 

 

bunaru
 

ne vakit olsa buluyorum seni

kapalı gözler

son kalan baykuşlarla

yine geliyorsun-kesinlikle

hatırlıyorum tramvay deposunun

yakınındaki çocukluk günlerini

fabrikadaki çingeneler

bega nehrine atmışlardı  beni  bana

yüzmeyi öğretmek ya da boğulmam için

burnumu kırana kadar boks yaptım

semtin haydutlarıyla

ve prevert* ‘i duydum

arkadaşlarla konuk evlerinde

toplandığımızda şiirler yazıyorduk

mezarlıklarda ya da bodrumlarda

yalnızca aramızda

onları gür sesle okuyorduk,

şimdi hepsini görüyorum

gözlerimi kapattığım bir anda

beni buluyorlar

ve ardından bir gölge uzaklaşıyor

 

 

 

 

 

 

 

____________________________________________

 

1980 yılında Temeşvar Romanya’da dünyaya geldi.  Romen şair ve yazar. Edebiyat eğitimi aldı ve bir dönem gazetecilik yaptı, şimdi ise kitapevi işletiyor. Eserleri Romanya, Macaristan, Sırbistan, Hırvatistan, Almanya, İsrail ve İtalya’da antoloji ve dergilerde yer aldı. 8. si düzenlenen Kikinda Kısa Öykü Festivali ve 2. si düzenlenen FILTM Temeşvar Uluslararası Edebiyat Festivallerinde yer aldı.

 

Yayınlanmış kitapları:

  • alexandru potcoavă iar bianca sta-n alex, poezie Editura Marineasa, Timişoara, 2001;/ ( alexandru potcoavă, yine beyaz alex e kalıyor -şiir Marineasa yayınları Temeşvar-2001),
  • Pavel şi ai lui, roman, Editura Brumar, Timişoara, 2005; / (Pavel ve kendisi, Roman, Brumar Yayınları, Temeşvar, 2005)
  • Şoimii patriei trebuie să fie întotdeauna veseli!, roman, Editura Tracus Arte, Bucureşti, 2011; / (Vatanın kartalları her zaman mutlu olmalı, Roman, Tracus Arte Yayınları-Bükreş-2011)
  • Ce a văzut Parisul, proză scurtă, Editura Herg Benet, București, 2012; / (Paris’in gördüğü, kısa düz yazılar, Herg Benet Yayınevi, 2012)
  • Într-o zi nu ne vom mai recunoaște, poezie, Casa de Editură Max Blecher, Bistrița, 2016. / (Bir gün artık birbirimizi tanımayacağız, şiir, Max Blecher Yayınları, Bistrita, 2016.)


Articles similaires

Tags

Partager